22 Nisan 2008

Ölüm

Psy-l'ye gelen maillerin çoğunu okumadan silerim. Vefat başlığını gördüğüm maili silmedim bu sefer, Aslı, Berfu bir şeyler göndermişler diyırtavık'a, önce onlara bakıp, en son okudum vefat'lı maili. Selahattin yazıyor ama soyadı türkçe karakterlerle yazılmış, okunmuyor. İçimden geçmedi değil, yahu yoksa? Yoksa Selahattin Şenol mu? Selahattin Hoca mı yahu diyorum hızlı hızlı karakter kodlamasını değiştirirken? Yok dedim, o daha çok genç, niye ölsün ki diyorum, niye? Hemen Gazi'nin sayfasına girdim, "acı kaybımız" linki var iki adet. Birine tıkladım, yok o değil, seviniverdim arsızca. Diğerine tıkladığımda ise, acı kayıp tüm yakıcılığıyla durmaktaydı karşımda. Bunu görmek, bunu böyle görmek çok acı bişiy.


1959-2008

Prof.Dr. Selahattin ŞENOL

Sevgili Hocamız

Prof.Dr. Selahattin ŞENOL’u kaybettik, acımız büyüktür.

22.04.2008 Salı günü 10.30’da

75. Yıl Konferans Salonunda yapılacak töreni müteakip Kocatepe Camisi’nde öğle namazından sonra Gölbaşı Mezarlığında ebedi istirahatgâhına uğurlayacağız.

Kederli ailesine, yakınlarına ve tüm Gazi’lilere başsağlığı dileriz.

GAZİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

DEKANLIĞI

Not: Kocatepe Camisi’ne ve Gölbaşı Mezarlığına gitmek için Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim üyeleri otopark girişinden 22.04.2008 Salı günü saat:12.00’de araçlarımız kalkacaktır.


Sevgili Selahattin Hoca'nın öğrencisi olmadım ben hiç, ondan bir ders dinleme şansı da yakalayamadım. Adını çok duymuştum elbette önceden, ama onunla ilk tanıştığımda, aile mahkemesinde yeni başlamıştım işe. Sonra arkası geldi. Ne kadar zor dosya varsa, işin içinden ne kadar çıkamıyor durumdaysam, dosya içinde çocuğun Prof. Dr. Selahattin Şenol tarafından bir kez bile görüldüğü yazıyorsa karşımda, oh! diyordum. Oh! Hemen ya hastaneden ya muayenehanesinden ulaşıyordum kendisine. Sekreter engelini atladıktan sonra başlıyordum anlatmaya: eee hocam, şöyle hocam, böyle hocam derken, kendisiyle pek çok telefon görüşmemiz oldu, ilk seferde hastanede de ziyaret ettim. O hiç, angarya iş olarak görmedi bana bilgi vermeyi. Üç dakikada kesilen adliye telefonlarını bildiğinden kendisi aradı çoğunda, kimi zaman iki hasta arasına sıkıştırdık koca görüşmeyi. Anlattı, paylaştı, fikir yürüttü, nasıl olabilir, şöyle olsa ne olur, böyle olsa ne olur diye birlikte kafa yorduk, bazen ne zor iş bu beah! diye dert yandık karşılıklı. Çok değerli bir profesördü, çok değerli bir çocuk ve ergen psikiyatrıydı. Ölüm nedeni ne ki diye yanarken, ekşisözlükte buldum cevabı: 20 Nisan'da sabaha karşı kalp krizi geçirerek vefat etmiş. 49 yaşında. Çok acı. Çok acılı. Çok üzgünüm.

Edit-22.04.2010: İki yıl geçmiş üzerinden.. Geçenlerde bir dosya geldi elime, içinde Selahattin Hoca'min 2006'da verdiği bir rapor var çocuk konusunda. "Gidip Selahattin Hoca ile görüşmeli" diyecektim, diyemedim. Bu sefer öylece kalakaldım. Çok ama çok erken oldu be hocam. Umarim mutlusundur uyudugun yerde..

19 yorum:

Fırat Gazel dedi ki...

Her ölüm erken derler ya, Selahattin hocanın ölümü hepsinden erken... Onu fazla tanımazdım, çok bir görüşmemiz de olmamıştı. Oğlumu bir kez götürdüm, sonra da bir kaç kez ailece telefonla görüştük. Bu kadarcık bir ilişkiye rağmen, göçüp gittiğini duyduğumda çok derinden sarsıldım. Oğlum için sarsıldım, bu çocuklar için sarsıldım. Neler gördük bu camiada! Onun gibi ahlaklı, namuslu ve yetkin birisinin artık hayatımızda olmayacağını bilmek azap verici. Nedense bende bir his bırakmıştı. Aral bir sorun yaşayacak bile olsa Selahattin hoca çözer diyordum içimden. Şimdi kim, kimler çözecek bilemiyorum. Nur içinde yatsın.

İbrahim DEMİRAL dedi ki...

Rabiacım başın saolsun diyim. Ülkemizde eğitilmiş, kendini eğitmiş çok az insan var. Senin anlattığın kadarıyla değerli hocamızda böyle biri. Tekrar başın saolsun diyorum.

Didem AVDAN dedi ki...

"iyiler erken ölür!"

Adsız dedi ki...

İyi insandın Selahattin. Mekanın cennet olsun. İsmail Yavaş.

Adsız dedi ki...

Hayat hem çok hızlı geçti onun için hem de çok yavaş...aklıma gelicek en son insandı çünkü o güçlüydü,o uzundu,o dimdikti çözümler için onun tv programları izleniyordu,radyo programları dinleniyordu,kitapları okunuyordu,o bir babaydı,o doktordu,o hep sorunlara çözüm getirmişti,o her sorunun cevabıydı...ne kadar çok şey katmış aslında ülkesine insanlarına... ailesine, arkadaşlarına, ülkemizin insanına daha verebileceği çok şey vardı ama... Gazi Üniversitesinin salonuna girdiğimde gördüğüm o müthiş kalabalık ve herkesin gözlerinin kızarıklığı ne kadar sevilen bir insan olduğunu anlatıyordu..Yaptıklarının ne derece önemli oldugunu ispat etmişti...Onun için o kürsüye çıkıp konuşmak için herkes sıraya girmişti ama o anda kelimeler tükeniyor, dakikalar geçmiyordu. herkesin tek söylediği ve inanmak istenen tek şey bunun "şaka" olmasıydı..eminim şuanda huzurludur o kadar güzel tablolar vardı ki onun için çizilmiş o kadar büyük bi kalabalık var ki onu seven... Ama hayatın tek ve geri dönüşü olmayan gerçeği Ölümdü..hastanenin bir köşesinde konuşan iki temizlikçi, kantinde çay veren çaycı, hemşireler, kapıdaki sevenleri herkes O'nu konuşuyordu... isyanımız bu zamansız gidişdi..herşey o kadar ani ve yaralayıcı oldu ki inanmak çok zor olucaktı bunu görebiliyordum o dakikalarda...O kadar çok şey bırakmıştı ki gerisinde O'nun unutulması gibi birşey sözkonusu değil...Onunla tanıştığım için kendimi gerçekten çok şanslı hissediyorum..Yerinde huzurlu yat mutlu uyu çünkü burada herşey senin istediğin senin ögrettiğin gibi olucak...bizde Bir Gün Anlayacağız Neden Sessizce Gittiğini....A.K

Gül ŞENOL dedi ki...

Buraya yazı yazan herkese çok teşekkür ederim... Kapanmayacak olan bu büyük yaramın acısı böyle paylaşımlarla biraz olsun hafifliyor. Onun kızı olmaktan, 22 seneyle sınırlı kalsada onun bilgisinden sevgisinden enerjisinden bir pay alabilmekten dolayı çok gururluyum... "Aslan babam", ilk aşkım, en büyük özlemim, seni çok seviyorum...

Adsız dedi ki...

selahattşn hocanın ölümü çok erken oldu. onun hastasıydım.böyle iyilik sever birinsan görmedim.keşek ölmeseydi.ölüm ona hiç yakışmadı.keşke bu bi rüya olsa. gözümü açsam başımda selahattin hocayı görsem.çok acı bi durumç.a allah rahmet eylesin mekanı cannet olsun toprağı bol olsun allah aileisne sabır vaersin

Adsız dedi ki...

keşke onu hiç tanımasaydım diyorum.Oğlumu belki de bizim çok büyüttüğümüz tipik ergenlik bunalımlarını çözmemize yardım etmesi için ona götürdüğümde o naif ve bir o kadar sevecen yaklaşımları ne kadar güven vermişti bana.İlgisi ve hoşgörüsü mütevaziliği ile birleşince saygım bir kat daha artmıştı.Bugün evet ne yazık ki bugün vefatından neredeyse bir ay sonra acı bir tesadüf ile öğrendim yaşamdan koptuğunu.Üzüldüm.İçim acıdı.Keşke tanımasaydım dedim bencilce.Şimdi ne yapacağım dedim.Oğluma ne diyeceğim.Çok erken oldu bu hocam.Erken bıraktınız bizleri.Toprağınız bol olsun Allah tüm sevenlerinize sabır versin

bbozok dedi ki...

Yattığın yer nur olsun ailecek çoook üzüldük.sevgi seli cenazenizdende belli idi çook erken oldu ölüm size hiç ama hiç yakışmadı.allah eşinize ve kızınıza uzun ömürler ve bol sabırlar versin

brcnk dedi ki...

gerçekten çok üzüldüm hastasıydım ve onu gerçekten çok seviyordum
öldğünü üzülürüm diye annem söylememiş bugün doktorumdan öğrendim.Mekhanı cennet olsun.ailesine allah bol sabır versın

brcnk dedi ki...

bugün öğrendim öldüğünüğü sarsıldım.Onun hastasıydım.Selahattin beye ilk gittiğimde bile iyi,güven veren,rahatlatıcı havası bana güven verdi.Çok iyi biriydi.Ne diyebileceğimi bilmiyorum sadece çok erken gitti ailesinin başı sağolsun toprağınız bol olsun...
BURCU ÖRNEK

ceren dedi ki...

Doktor amca beni çok erken bıraktığın için çok üzgünüm.Seni çok seviyorum.
Vefatını bugün öğrendim .Ailesine tüm sevenlerine baş sağlığı diliyorum.Yeri doldurulamayacak bir insan ve doktordun bizim için mekanın cennet olsun.

Adsız dedi ki...

Ben Hacettepe Tıp Fakültesi'ndenim. Selahattin Hoca bir kez "hekim kimliği" paneline gelmişti bizim okula. O kadar tatlı anlattı ki okul günlerini, çok sevmiştim. Ne zaman TV'de yakalasam izlerdim o sağlık programını. Ben daha dün öğrendim vefat ettiğini, çok üzüldüm. Çok erken yaşta bir kayıp. Ailesine ve GÜTF ÇRS ailesine sabırlar diliyorum.

selin şenol dedi ki...

selahattin amcam ölümünden kısa süre önce sana gelcektim ama hastaydn gelemedim , keşke diyoruz şimdi annemle nolursa olsun gitseydik çok erken bıraktın bizleri seni çok seviyoruz mekenın cennet olsun

Ayşen dedi ki...

2003 yılından 2005 yılına kadar oğlum yanımda gezmediğim hastane uzman kalmamıştı.Oğluma hiperaktivite teşhisi koyup , kullanılması çok sakıncalı hiperaktivite ilaçları veriliyordu. Ama araştırıyordum. hiperaktiflikle hiç bir ilgisi yoktu. Birşey vardı ve ben onun ne olduğunu bulabilecek hiç bir uzman bulamıyordum.Sürekli kendimi suçluyordum.4 Tıp fakültesi ,çocuk psikologları... ama hepsi sonuçsuz kalıyordu. Verdikleri ilaçları kulanıyorduk hastalığı daha çok fazlalaşıyordu. Bütün bedeni istemsiz hareketlerle titriyor , titremeler oturduğu yerden düşeçek kadar artıyordu.Ve sonunda Selahattin Hocayı tavsiye ettiler ona gittik.Hiç kimsenin bakmadığı bir pencereden baktı.Oğlum üstün yetenekli olduğu için beyin yaşı ile kas yaşının uyumsuzluğundan kaynaklanan bir problemdi.Hastalığının 13 yaşında biteceğini söyledi.Kaslarının güçlenmesi için ilaç verdi ve kabusumuz sona erdi.Bir vitamin ilacıyla.Muayenehanesine gittiğimizde hastaneye gelmemizi isterdi.Bu akşam oğlum yine rahatsızlanmaya başladı. Telefonunu bulmak için internete girdim şok haberi yeni aldım.Ne yazdığımıda ağlamaktan bilmiyorum.Şimdi kime güvenip oğlumun sağlığını teslim ederim.Hocam nur içinde yat.Bize yaptığınız iyilikler sevdiklerinizin karşısına çıksın .Rabbim sevdiklerinizi korusun ,onları sizin gibi iyi insanlarla karşılaştırsın.

Müh. Özlem Akkuş dedi ki...

8 ay boyunca aklıma gelmediği bir gün bile olmadı. Kazandığım - mezun olduğum okulumu, mesleğimi, en önemlisi insan ve hayat ile ilgili öğrendiklerimi borçlu olduğum Selahattin Şenol hocamın eksikliğini hep hissedeceğim.

aslı dedi ki...

eskiden hastanızdım ve şimdi AAAL de okuyorum.hocam ben daha yeni yeni yazabiliyorum.sahip olduğum herşeyi size borçluyum.eksikliğinizi her zaman hissedeceğiz ve emeklerinizi boşa çıkarmayacağız.söz veriyorum.mekanınız cennet olsun.

Orçun Yükselen dedi ki...

Biricik dayıcım seni çok özledik :((

Adsız dedi ki...

Selahattin Hoca beni adam eden insanlardan biriydi, bana ne kadar iyiliği dokunduğunu buraya yazmakla bitiremem. Tek güvendiğimiz psikiyatrist olduğu için bir yakınımızı da götürmek istedik, bu sebeple öğrendik. Çok üzüldüm, eminim burayı okuyan diğer hastaları da ne kadar üzülmüş olabileceğimi anlıyordur. Ailesinin başı sağolsun, kızından gururla bahsederdi, inşallah beraber geçirdiğiniz bu az vakti Selahattin Hocamın karakterinden ötürü dolu dolu yaşamış olmanız acınızı az da olsun hafifletiyordur. Biz hastalarına öğretmek istediği, insanlarla olumlu iletişim içinde olup, sporla, sanatla, çalışmakla vaktimizi dolu dolu geçirmemizdi. Bir iyilik meleği gibi, üzmeden, zorlamadan hayatımıza bunları zerk etti. Hepimiz böyle bir insanı tanıdığımız için şanslıyız, ama benim pişmanlığım keşke son bir kez daha teşekkür edebilseydim.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...