13 Mart 2007

Özlem: Doğum Günü Çocuğu!

Özlemciğim,
Bilmem bu fotoğrafı hatırlar mısın? Bakıldığında bilinç altına itilmeye gayet müsait bir fotoğraf gibi görünmekle beraber (korkuncuz, değil mi? hehe), aslında fantastik Portekiz seyahatimizi, EFPSA kongresini, iki minik rakı, kuş lokumu ve bolca Kapadokya broşürüyle iştirak ettiğimiz kültür gecesini, artık elimize kim tutuşturduysa tipimizi kaydıran hamur mu et mi anlaşılmayan “gıda”yı, her defasında “bu ne yav?” dediğimiz muşi muşi dansını, Porto’da kayboluşumuzu, benim panikleyişime karşın senin her zamanki soğukkanlılığını ve elbette Lizbon Havaalanı’ndaki akli gerilik krizimiz neticesinde geçirdiğimiz küfür küfür esintili uzuuuuuun bekleyişimizi :) hatırlatıyor bana.. Sen yine pek uzaklarda, Finlandiya diyarlarındasın, ama bu kez bizden ayrısın.. Otuzlarımıza doğru dört nala koşarken, yukarıdaki çıtır (!) hallerimizi hatırlayalım istiyorum..
İyi ki doğdun şekerim :)

3 yorum:

Adsız dedi ki...

Rabiscim,
Cok tesekkur ederim! Bu fotograf hakikaten nostaljik oldu simdi benim icin. Gerci dedigin gibi bilinc altina itilemeye musait bi fotograf, ozellile ben tikinirken harika gorunuyorum:)...ama olsun bu guzel Portekiz gezimizden bi hatira. Hepimiz bir yerlerde otuzlarmiza yaklasiyoruz ama ben iyimser olmak istiyorum bu konuda. Umarim yasimiz ilerledikce hayatimiz daha da zenginlesir, guzellesir ve hayallerimiz gerceklesir.Cok opuyorum seni canim. Helsinki'den sevgiler...Özlem

Didem AVDAN dedi ki...

Cahilliğime veriniz: eleğimsağma ne demektir?
Yakınlığıma veriniz: çaktırmadan takipteyim.
Açıklığıma veriniz: yazıları pek bir leziz ve başarılı bulmaktayım.
Kokunuz da pek bir tanıdık gelmekte burnuma üstelik!
Hayırlı olsun Rabiacığım!

elegimsagma dedi ki...

Didemciğim,
öncelikle güzel sözlerin için pek teşekkür ederim, zira deneyimli bir blog insanindan bunlari duymak epey motive edici, hehe:)Eleğimsağma, gökkuşağı demek.. Arapça bir kelime olan alaim-i sema, halk arasında döne döne eleğimsağma olmuş, ebemkuşağı vs. gibi bir başka adı gökkuşağının.. Benim bu kelimeye meylim ve ilgim ise, mini miniyken okuduğum bir Ömer Seyfettin hikayesiyle alakalı.. Hikayenin adıydı eleğimsağma.. Kahramanın adını hatırlamıyorum ama gökkuşağının altından geçip erkek olan bir kızın öyküsüydü, ve ben o zaman hem öyküye bayılmış hem de epey zaman gökkuşağı altından geçsem mi geçmesem mi diye karar verememiştim:) geçsem nasıl bir oğlan olurum, annemi-babamı nasıl şaşırtırım, kardeşlerimi daha başarılı mı döverim gibi:)
buradan sana yeşil elma kokulu sevgilerimi sunuyorum, işte bu da benim hikayem:P

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...